2001 ABD, Fransa Yapımı
Tür : Dram, Gerilim, Gizem, Psikolojik
Yönetmen : David Lynch
Oyuncular : Naomi Watts, Laura Elana Harring, Ann Miller, Justin Theroux, Robert Foster, Dan Hedaya
Senaryo : David Lynch
Görüntü Yönetmeni : Peter Deming
Kurgu : Mary Sweeney
Müzik : Angelo Badalamenti
Yapımcı : Alain Sarde, Mary Sweeney, Neal Edelstein, Michael Polaire, Tony Krantz
David Lynch’in filmografisindeki en önemli filmlerden biri 2001 yapımı “Mulholland Drive” dır. David Lynch’in zor filmlerini yakından takip eden hayranları ve eleştirmenlerin birçoğu tarafından yönetmenin en iyi filmi “Mulholland Drive” kabul edilir.
Film rüya ve bilinçaltı üzerine sinema tarihinde yapılmış olan belki de en iyi filmdir. İlk izlemede biraz havada kalsa da sonraki izlemelerde olağanüstü senaryo ve yerine oturan taşlar izleyiciyi alıp götürür. Yönetmenin insan psikolojisine bu kadar hakim olması ve kadın kadına yaşanan tutkuyu özellikle “Betty Elms” aşkını izleyiciye aktarımı müthiştir.
Rüyalara özgü imgelemlerden bilinaltına ulaşan yönetmen Betty Elms’in rüyasından onun hayatına ve içinden geçenlere dair birçok şeyi büyük bir ustalıkla izleyiciye aktarır. İzleyicisinden biraz gayret isteyen yönetmen gerçekten de bu gayret sonucunda izleyicinin filmden aldığı hazzı tarif edilemez boyutlara taşır.
Filmin konusuna gelince siyah bir arabada Mulholland Drive yolu üzerinde önde iki erkek ve arkada bir kadın yolculuk etmektedir. Kadın ile ilgili kötü birşey olacağı izlenimine kapılırız. Fakat tam bu sırada çok süratli gelen gençlerin arabaya çarpması sonucu büyük bir kaza yaşanır. Kaazadan kurtulan kadın olay yerinden hemen uzaklaşır. Bilinçsizce kendisine sığınacak bir yer aramaktadır. Bu sırada evini terkeden bir yaşlı çift görür. Onlar evden göçerken o da bir şekilde eve girer ve buraya sığınır. Sığındığı ev Hollywood’a aktrist seçmeleri için gelen taşralı bir kız olan Betty Elms’in teyzesine aittir. Betty teyzesinin dayalı döşeli boş evinde kalacak ve seçmelere girecektir. Betty evde önce teyzesinin arkadaşı zannettiği fakat daha sonra hafızasını kaybetmiş ve kendi ismini bile hatırlayamayan fakat kendini Rita olarak tanıtan bu kadınla karşılaşır. Betty bu kadına yardım etmek ister. Onun hafızasını yeniden kazanmasını sağlamak ve bir nevi ona gözkulak olmak istemektedir. Bilmecelerle dolu olan Rita’nın çantasından yüklü miktarda para ve bir mavi anahtar çıkar.
Diğer yandan Adam isimli yönetmene odaklanırız. Adam’ın önemli bir sorunu vardır. Filminde mafyavari yapımcıların oynatmak istediği kıza rol vermek istememektedir. Fakat olaylar tehdit boyotuna varınca kıza rol vermek zorunda kalır. Rita’nın hafızası birtakım şeyleri anımsamaya başlamıştır. Diane Selwyn ismi Rita’nın aklına gelir. Betty ve Rita bu isme odaklanırlar. Rehberden adresini bulup bu kişinin evine giderler. Fakat evde Diane Selwyn’i ölü olarak bulurlar. Bu olaydan sonra başının dertte olduğunu düşünen Rita sarı bir peruk takar. Bu arada iki kadın arasında bir aşk ilişkisi başlamıştır. Diğer taraftan yönetmen Adam’ın başına gelmeyen kalmaz. Bu sefer de evine geldiğinde karısının kendisini aldattığını görür. Bir de bunun üstüne karısının aşığından dayak yer. Bir gün rüyasında ispanyolca kelimeler fısıldayan ve bir mekan hatırlayan Rita, Betty ile birlikte bu mekana gider. Burası bir tiyatro sahnesidir. Playback şeklinde bir şarkı dinlerler. Betty’nin birden çantasına bakma isteği oluşur. Çantasından mavi bir kutu çıkar. Eve döndüklerinde Betty ortada yoktur. Rita çantasındaki mavi anahtarla bu kutuyu açar. Ve film bu şekilde ilerlerken birden ters döner ve gerçeklikle karışır.
Diane Selwyn Betty Elms’in ta kendisidir. Rüyasında ölümünü görmüştür ve o gittikleri evde yaşamaktadır. Oldukça kötü bir haldedir. Rita ise Camilla isminde bir sinema oyuncusudur. Adam Camilla’nın birlikte olduğu adamdır. Bu arada Betty Camilla’nın eski sevgilisidir. Camilla Betty’i Adam için terk etmiştir. Camilla Betty’i bir kutlamaya çağırır. Filmin başındaki araba sahnesinin aynısıdır bu seferki de. Fakat arabanın arkasında bu sefer Betty oturmaktadır. Betty’i Camilla karşılar ve rüyanın belli yerlerinde rastladığımız yüzlerin gerçek ve farklı kişilikleri olduğunu görürüz. Diane Selwyn kendisini başarısız ve aldatılmış birisi olarak görmektedir ve bu hissi doruk noktasına ulaşmıştır. Kıskançlık ve başarısızlık eski aşığını öldürtmeye kadar götürür kendisini. Fakat bu da onda aşırı pişmanlık yaratacak ve sanrılarla hayatına son verecektir. İmgelemler ve sembolizmler filmde uçuşurken David Lynch tutkulu va karşılıksız lezbiyen aşk yaşayan bir kadının ruh halini ortaya koyar. Sahneler ve rüyadaki ipuçları saatlerce konuşulup tartışılacak cinstendir. Filmde sevgilisini aşırı kıskançlık ve tutku nedeniyle öldürten bir kadının gördüğü rüya üzerine yaşadıklarına ve içinden geçenlere yaptığımız yolculuk, bizi birisini öldürten birine bile acıma hissi uyandırır. Karakterlerin içi oldukça dolu olan filmde Rita’nın yardıma muhtaç olması, ona yardım edecek Betty’nin bunu şevkatle ve sevgiyle yapması, Rita’nın hafızasını yitirmiş olduğu için hayatındaki en önemli kişinin Betty olması, Betty’nin aktrist olma yolunda adım adım ilerlemesi, gerçek hayatta sevgilisinin hoşlandığı adamın rüyasında kendisinden hoşlanabilme ihtimali gibi genel durumlar tam da Betty’nin yani Diane Selwyn’nin istediği bir hayattır.
Tam bir beyin fırtınası filmidir Mulholland Drive. Filmdeki rüya gerçek bir rüyadır. Yani kendi gördüğümüz rüyalar gibi anlam veremediğimiz şeyler çoktur. Fakat genel olarak imgelemler ile yönetmen Diane Sylwyn’in bulunduğu durum ve yaşadığı tutkulu aşkı kusursuz bir şekilde anlatır.
Rüyanın gerçekle bağındaki köprü olan bilinçaltı belki de sinema tarihinde hiç bu kadar iyi anlatılmamıştır.
Senaryosunu da David Lynch’in yaptığı film senaryosu, kurgusu ve görselliği ile bir sinema dersi niteliğindedir.
Filmin müzikleri tabii ki Lynch’in birçok filminde beraber çalıştığı Angelo Badalamenti’ye aittir. Kendisiyle bir Leone Morricone tarzı bir birliktelik yaşayan Lynch bu modern başyapıtını Badalamenti sayesinde müthiş bir atmosfere kavuşturur.
Betty Elms karakterinde Lynch’in Naomi Watts tercihi filmin başarısında oldukça büyük öneme sahiptir. O zamana kadar kendini bu kadar öne çıkaramayan Watts, bu filmden sonra Hollywood’un aranılan oyuncularından biri olmuştur. Watts’ı film boyunca izlemek ve film karelerindeki o fiziksel uyumunu görmek enfestir.
Amerikan sinemasının yaşayan en büyük yönetmenlerinden olan David Lynch bağımsız sinema tadındaki filmleri ile modern sinema takipçilerinin yıllardır beğenilerini kazanmaya devam ediyor. Klip yönetmenliği ve reklam filmleri yönetmenliği de yapan ve görsel yönü oldukça güçlü olan David Lynch’in aynı zamanda ressam olması filmlerindeki görselliğin önemli bir anahtarı. Anlaşılmaz denilen yönetmen hikaye bütünlüğü arayan klasik sinema izleyicisinin nefrete yakın antipatisini kazanırken olaya görsellik boyutunda yaklaşan ve modern sinemaya uygun senaryolara alışık, klasik senaryo mantığında ilerlemeyen ve görsellik ile izleyicisinin hayal gücünden beslenen yapımlara meraklı izleyicileri de mest etmeye devam ediyor. Kısacası Lynch’i izleyiciler ya gerçekten çok seviyorlar ya da köşe bucak kaçıyorlar.
Film David Lynch’e Cannes Film Festivali’nde en iyi yönetmen dalında Altın Palmiye kazandırmıştır.
Mulholland Drive modern bir başyapıt olarak gün geçtikçe değerine değer katacak gibi gözüküyor.









